Sayfalar

23 Temmuz 2006 Pazar

İstanbul Boğazı, İstanbul




Ne Zaman Gittik? Her İstanbul gezisinde, yazı ve fotoğraflar Temmuz 2006


Neler Okuduk? İstanbul şehrinin Avrupa ve Asya yakasını birbirinden ayıran 30 km uzunluğundaki su yolu dünyadaki en önemli boğazlardan biri. İstanbul'a dünyanın ilk ve tek iki kıtasını birleştiren şehri olma özelliğini sağlıyor. En dar yeri Bebek ile Kandilli arasında yaklaşık 120 m genişliğinde. Marmara Denizi ile Karadeniz arasında su geçinin sağlandığı boğaz üzerinde Fatih Sultan Mehmet (1986) ve Boğaziçi Köprüleri (1973) iki yaka arasında karayolu taşımacığı için kullanılmakta.


Neler Gördük? Boğaz hatları vapuruna binip her iki yakadaki iskelelere zikzag çizerek yapılan yolculuğun tadına doyum olmadı. Boğaz gece ayrı bir güzel, gündüz ayrı. Kıyılardaki yalılar, saraylar, tarihi binalar en güzel deniz yolcuğunda görülebilir. Köprülerin altından geçerken insanın içi ürperiyor, nasıl yapılmış bu yapılar diye. Kız Kulesi'nden Dolmabahçe Sarayı'na, hisarlardan kavaklara uzanan bu gezi İstanbul'a gelince olmazsa olmazlardan. Hatta şansınız varsa yunuslarla bile karşılaşabilirsiniz.


Gideceklere Öneriler: Eminönü, Beşiktaş, Kadıköy ve Üsküdar'dan boğaz hattı vapurlarını yakalayabilirsiniz. Yaz akşamları müzikli boğaz hattı gezisine katılabilir veya pazar günleri piknikli hattı tercih edebilirsiniz. Ortaköy'den başlayan mehtap turları da bir başka seçenek. Denize sigara izmariti atan olursa ikaz edebilir, martıları simitle besleyebilirsiniz.



28 Nisan 2006 Cuma

Melbourne, Avustralya



Ne Zaman Gittik? Mart 2006


Neler Okuduk? Port Phillip Körfezi kıyısında bulunan Melbourne, Yarra Nehri'nin kuzeyinde yer alan çok düzenli planlanmış bir şehir. Tramvayları, köprüleri, caddeler üzerindeki sokak çalgıcıları, büyük alışveriş merkezleri, öğrencileri ve kıyılarıyla ünlü. Şehri kuşbakışı izleyebildiğimiz Anzak Anıtı da yürüme mesafesinde.


Ne Gördük? Trafiğe kapalı merkezi caddelerinde tramvayların insanları Bourke St'ten William St'e, Collins St'ten Quenn St'e ve diğerlerine ücretsiz olarak taşıması bizi epey şaşırttı. Sahilinde Kraliyet adına büyük ve şık gemileri, tarihi yelkenlileri görebilme imkanımız oldu. Gezimiz, şansımıza Melbourne Cricket Ground'da 2006 Commonwealth Games ve Madonna-Rolling Stones konserleri ile aynı zamana denk geldi. Yarra Nehri üzerinde yarışmaya hazır yelkenlileri de görebildik.


Gideceklere Öneriler: Kutuplara karşı okyanusla yüzyüze olmanız nedeniyle hava sıcaklıkları çok değişken. Birgün 30 derecede güneşten kaçıyorken ertesi günü 10 derecede yağmur ve fırtınaya yakalanabilirsiniz. Giderken temkinli giysi götürmekte fayda var. Düzenli ve sakin bir şehir,yorulmuyorsunuz. Zaten deniz kıyısında ve nehir kenarında oturabileceğiniz birçok lokanta ve kafeterya var. Sahili hala gelişmekte, liman inşaatları devam etmekte.

 




24 Nisan 2006 Pazartesi

Dubai Havaalanı, Dubai




Ne Zaman Gittik? Mart 2006


Neler Okuduk? 1959 yılında Dubai'nin ilk havaalanı olarak şehir merkezinden 4km uzakta, gelecek de düşünülerek büyük bir alana inşa edildi ve 1960'da açılışı yapıldı. 1969'da 9 havayolu şirketi 20 farklı havaalanına gidebiliyorken, günümüzde 107 havayolu şirketinin 160 farklı noktaya uçuşu bulunmakta. Dubai Airport, 2006 yılında dünyadaki en iyi havaalanı ödülünü kazandı.


Ne Gördük? 1600'den fazla kişinin çalıştığı duty free'si ile dünyadaki ilk 3 havaalanı arasında olduğunu, fakat bizim şimdiye dek gördüklerimiz içinde 8000 metrekare yüzölçümü ile ilk sırada yer aldığını, ülke zenginliğinin ülkeye adım atar atmaz burada gözümüze çarptığını, alan önünde otel servisini beklerken gelip geçen son model arabaları ve beyaz giysili Arapları gördük elbette.


Gideceklere Öneriler: Dubai'ye aktarma nedeni ile uğradıysanız, dönüşte mutlaka birkaç saat alış veriş veya dükkanları gezmek için vaktiniz olduğundan emin olun. Pazarlık yapın ve kur çevirirken sizi kandırmadıklarından emin olun. Her milletten birkaç kişi görebileceğinizi, hatta etrafınızda birçok Türk olduğunu unutmayın. Konuşurken dikkatli olun.









22 Nisan 2006 Cumartesi

Opera Binası, Sidney



Ne Zaman Gittik? Mart 2006


Neler Okuduk? 1959-1973 yılları arasında Danimarkalı mimar John Utton tarafından dizayn edilen bu muhteşem yapı dünyanın en tanınmış binaları arasında. Yılda 2400'den fazla performansın yer aldığı merkezde cazdan klasik müziğe, danstan opera ve tiyatro oyunlarına dek her türlü aktivite sahnelenmekte. Gösterilere en şık kıyafetleriyle saatler öncesinden gelen misafirler restoran ve kafelerden faydalanarak güneşin batışını ve Sidney Harbour Köprüsünü izleyebiliyorlar.


Ne Gördük? Yüzey kaplamasının özel dizaynı sayesinde yağmur sularıyla temizlenerek ek temizlik yapılmadan parıl parıl parladığını, merdivenlerinde aşağı yukarı koşturup spor yapan Avustralyalıları, haftasonu düğün resimlerinin gözde mekanı olduğunu, büyük salonda yer alan orga saatlerce bıkmadan bakılabileceğini.


Gideceklere Öneriler: Üzerinizdeki jet-lag'i atlatmak için karşısındaki banklara oturun ve dünyanın neresinde, ne ile karşı karşıya olduğunuzu bir düşünün. Akşam güneşi batarken kafeteryasında bir kadeh Avustralya şarabı için. Tura katılıp duvarlarını elleyip, girilmez salonlarına girin, hikayelerini dinleyin. Merdivenlerine uzanıp limanı seyredin. Bir performansa bilet ayarlayın, çok önceden ayarlayın ki yer bulabilesiniz ve daha uygun fiyata alabilesiniz.





30 Mart 2006 Perşembe

Sidney Kulesi, Sidney


Ne Zaman Gittik? Mart 2006

Neler Okuduk? Güney yarımküredeki en yüksek gözlem kulesi olduğunu, 305m yüksekliğinde, kuleden yaklaşık 85km uzağın bile görülebildiğini, asansörlerin saatte 2000 ziyaretçiyi sadece 40 saniyede 76. kata ulaştırdığını, rüzgara ve depreme karşı dayanıklı olduğunu hatta sert rüzgarlara karşı stabilizasyon sağlanması için tepesinde 162,000 litrelik su tankı bulunduğunu, etrafında sarmalanmış taşıyıcı 56 çelik kablonun her birinin 7 ton ağırlığında olup yere serilmeleri halinde Yeni Zellanda'dan Sidney'e ulaşabileceğini okuyup da gittik. Ayrıca uluslararası ismi Sydney Tower olarak bilinmekte.

Ne Gördük? Harika bir manzara. 4. kattaki gözlem yerinden kuzeyde Pittwater, güneyde Botany Bay, batıda Blue Mountains ve doğuda tüm körfezi hatta açık denizi kuşbakışı gördük. Şehre gelir gelmez ilk Sidney Kulesi'ne geldik şehri biraz gözümüzde canlandırmak ve jet-lag atlatmak için ama görüntüler bizi sarhoş etti.

Gideceklere Öneriler: Mutlaka görmeniz gereken bir yer. Restoran ve kafelerinde manzara eşliğinde dilediğinizce vakit geçirebilirsiniz. Dünyanın en yüksek posta kutusundan sevdiklerinize kart atabilirsiniz. Denedik, çalışıyor... Yükseklik korkusu olan arkadaşlarınız varsa binanın giriş katlarında alışveriş merkezi var.



Harita

12 Mart 2006 Pazar

Mavi Dağlar, Avustralya



Ne Zaman Gittik? Mart 2006

Neler Okuduk?
Uzaktan bakıldığında mavimsi renginden dolayı bu isim verilen bölge New South Wales’de Sidney’e 50km uzaklıkta imiş. Okaliptüs ağaçlarının yoğunluğu bölgenin UNESCO dünya mirası listesine girmesinde en önemli etkenlerden biri. 10 bin km²’lik alanda 7 park ve gözlemevinden oluşan site, 1100m yükseklikte. Yeraltı katmanlarına bakıldığında 225 milyon yıl öncesinden kömür taşlarına rastlanılmış.


Neler Gördük?
Sidney’den katıldığımız tur sayesinde tanıştığımız Blue Mountains, nefes kesici heybeti ve uçsuz bucaksız manzarasıyla aklımızı başımızdan aldı. 3 kızkardeş denilen kısmı neredeyde en yüksek yeri. Kanyonları, şelaleri görülmeye değer. Biz farklı turlardan tren ve yürüyüşü seçtik. Binlerce yıllık ağaçların serin gölgelerinde, okaliptüs kokusuyla bütünleşip zaman ve mekan unutturacak bu doğa harikasında tur görevlimizin atalarının Aborjinler olduğunu ve de Avrupa’dan gelerek 19.yy’da bu bölgeyi Aborjinler’in yardımıyla baştan başa geçmek isteyenlerin sayısının bir elin parmağını geçmediğini öğrendik.


Neler Yedik?
Kanguru etinden köfteleri ne kadar yaygın olsa da biz yiyemedik. Gün boyu vejeteryanlığı seçip, akşamında Sidney’e döndüğümüzde her çeşit taze deniz ürünleriyle karnımızı doyurduk.


Gideceklere Öneriler:
Sidney’den yola çıkan farklı turlarla Blue Mountains turunu birleştiren birşey seçerseniz, sabah kanguru besleyip, öğle vakti koala okşayıp, akşamüzeri Blue Mountains’de manzara izleyebilirsiniz. Yaz bile olsa serin olacağını unutmayın. Blue Mountains’ı yayan gezebildiğiniz gibi (tabii belli bir kısmını) raylı sistemle veya havadan skywalker ile de gezebilirsiniz. Tur görevliniz bizimki gibi olursa size nasıl bumerang atacağınızı bile gösterebilir. Eminim biliyoruz; ama hatırlayalım; gezdiğimiz yerlerde temizliğe ne kadar önem verildiğine dikkat edip, geri döndüğümüzde Türkiye’de de bunları devam ettirerek çevremize örnek olalım.




25 Aralık 2005 Pazar

Belfast, Kuzey İrlanda


Ne Zaman Gittik?
Aralık 2005

Neler Okuduk? Kuzey İrlanda'nın başkenti ve aynı zamanda en büyük şehri. Gemi yapım yeri olarak ün yapmış, hatta 1912 yılında Titanik burada inşa edilmiş. Ulster Üniversitesi, İrlanda'nın en büyük üniversitesi. Aynı zamanda sanat ve dizayn açısından Birleşik Krallık'ta önemli bir yere sahip. Giant Ring adlı tarihi bölge 5000 yıl öncesinin izlerini taşımakta, 18.yy'da at yarışlarına ev sahipliği yapmış olan tarihi bölge şimdilerde turistik gezi ve piknikler için ideal. Belfast Kalesi denizden 400 feet yükseklikte muhteşem bir manzaraya sahip taş yapısı ile 12.yy sonlarında inşa edilmiş ve varlıklı ailelere ev sahipliği yapmış, ancak 1988 yılında müze haline getirilerek halka açılmış.

Neler Gördük? Şimdiye dek gittiğimiz en kuzeydeki şehir. Kış olmasından dolayı gündüzün kısalığını gördük. İlk dikkatimizi çeken, insanlarının cana yakınlığı ve yardımseverliği oldu. Bir de tabi başta oldukça izor anladığımız ama sonunda kulağımıza daha melodik ve hoş gelmeye başlayan İrlanda aksanını dinledik. Şehir merkezinde Christmas telaşı içerisinde bir yandan da dünya tatlarının satıldığı meydan marketlerinde koşuşturan insanları izledik. Hatta onlara katıldık. Şehrin daha da kuzeyinde bir müzeye çevrilmiş kalenin (bir şato demek daha doğru olur) yamaçlarında kısa yürüyüşler yaptık. II. Dünya Savaşı sırasında halkın şehirden kaçarak gizlendiği ve güzelim şehirlerinin bombalanışını izlediği mağaraları uzaktan gördük.

Gideceklere Öneriler: Mümkünse kışın gitmeyin. Bu mevsimde hava öğleden sonra 3:00 gibi kararmakta. Sabah ise ancak 10:00 civarında ilk ışıkları görebildik. Tarih meraklıları için Belfast City Hall ve Belfast Kalesi çekici gelebilir. Tabiat düşkünleri şehirden yanlızca 1 saat uzaklıktaki bir çok doğal güzelliği deneyebilir. Ayrica geceleri otelinize gitmeden ya da aksam yemeğinden sonra birer Guinness yudumlayacaginiz sayısız bar (pub) bulacağınızı da unutmayın.


23 Temmuz 2005 Cumartesi

Kızkumu, Marmaris



Ne zaman gittik? Temmuz 2005

Neler okuduk? Marmaris’e bağlı Orhaniye Beldesi’nin çok turist çeken bir yeri. Efsaneye göre; 3000 yıl önce Baybassos kentinin kralı uzun savaş günleri sonrası, savaşı kaybetmiş, kenti ele korsanlar tarafından ele geçirilmiş ve öldürülmüştür. Baybassos kentinin prensesi korsanlardan kaçmak ister ve yüzme bilmediğinden eteğine kum doldurur ve karşı kıyıya geçmek için eteğindeki kumları serperek kendisine yol yapmaya çalışır. Fakat gece yönünü kaybettiği için eteğindeki kum bitince boğularak ölür. Efsane güzel ama gerçekler de var; Kızkumu, dalga ve akıntıların kıyıdan taşıdıkları maddeleri koylarda biriktirmesi sonucu oluşan, bir ucu karaya bağlı denize doğru uzanan bir yığıntı. Bunlara Kıyı Oku denilmekte.

Ne gördük? Kızkumunun girişindeki küçük sahilden koyun içine doğru uzanan kızıl renkli bir kum yolu. Suyun içerisinden dakikalarca yürüyebildik. Çok uzaktan gizemli gelen ama yaklaştığımızda pek görkemli olmayan bir kız heykeli bile var. Yolun sonuna vardığımızda kendimizi bir koyun tam ortasında dikilirken bulduk. Marmaris’e gidildiğinde mutlaka görülmeli.

Gideceklere öneriler: Gün boyu turist otobüsleri akınına uğrayan bir yer olduğu için, sabah erken veya akşam günbatımında gitmeye çalışın. Zira, koy sakinken güzelliği ortaya çıkıyor. İhtiyaçlarınız için küçük bir kafe var, fakat 5 dakika uzaklıktaki köy kahvesinde nefis gözleme ve buz gibi köy ayranı içilmeli deriz.

24 Kasım 2004 Çarşamba

Jaffa, Tel-Aviv


Ne Zaman Gittik? Kasım 2004

Neler Okuduk? Jaffa (ya da Yafo) dünyadaki en eski liman kentlerinden birisi. Şehrin adı, efsaneye göre Nuh peygamberin 3 oğlundan bir olan Japheth'den, İbrani mitolojisine göre ise güzel (İbranice yofi) oluşundan geliyor. Jaffa hakkındaki ilk kayıtlara, MÖ 1470'de Mısırlılar tarafından fethinin övüldüğü mektuplarda rastlanıyor. Şehir bundan sonra da sürekli ve çok kanlı işgaller görüyor. 19. yüzyıla gelindiğinde bölgedeki en gelişmiş ticari merkezlerden biri oluyor. Hemen kuzeyine kurulmakta olan banliyöler ise 1909 yılında başlayan bir gayretle bugünkü Tel Aviv olarak düzenleniyor. Jaffa'da civar mahalleleriyle birlikte bugün yaklaşık 80 binlik bir nüfus yaşıyor.

Neler Gördük?
Modern ve bakımlı Tel-Aviv kenti, Akdeniz kıyısı boyunca güneye doğru ilerleyerek ulaşabileceğiniz küçük bir liman kasabası. Akdenize değen limanı daha çok balıkçılık için ya da ticari amaçlarla kullanılıyor. Limana hemen tepeden bakan antik Jaffo'da ise Arap mimarisinin eşsiz örneklerini gördük. Gece aydınlatmasıyla parıldayan tuğladan evlerin duvarları arasında kalan dar sokaklardan, şehrin en yüksek yerindeki tepesine dolanarak çıktık.

Gideceklere Öneriler: Sıcaktan etkilenmemek için kış aylarında gitmeniz daha iyi olabilir. Limanda batan Akdeniz güneşine karşı kısa bir yürüyüş ardından kendinizi antik şehrin Saat Meydanı'na çıkan labirent yollarda kendinizi kaybedin. Her geçtiğiniz kapı eşiğindeki burç oymalarını bulmaya çalışın. Sokaklarda ilerlerken şehrin tarihini içinize çekin. Meydanın kuzey tarafında ağaçların arasından günümüzün modern Tel-Aviv'ini izleyin. Yeffeth sokağında bulunan ve Arap Yahudi mozaiğinin sembollerinden biri olan Abulafia fırınında mola verin.
Harita

8 Kasım 2004 Pazartesi

La Ramblas, Barselona


Ne zaman Gittik? Ekim 2004

Neler Okuduk? İspanya'nın Olimpiyatlar sayesinde baştan yapılanan en güzel şehrinin 1.2 km uzunluğundaki en ünlü caddesi. La Ramblas Arap kökenli bir kelime ve kuru çiçekler anlamına gelmekte. 19yy.'da Barselona'da tek çiçek satılan yer bu cadde imiş. Şimdilerde cadde çiçek satışları dışında her türlü alışverişi yapabileceğimiz ve çeşitli performanslara izleyici olabileceğimiz gece gündüz hareketli bir merkez.

Ne Gördük? Barselona şehir merkezi sayılan Katalonya Meydanı'ndan başlayıp ortada yayaların sağ ve sol kenarlarda araçların geçtiği geniş bir cadde. Arka sokaklarında Picasso Müzesi, Barri Gotik denilen tarihi yerleşim bölgesi, barlar ve dükkanlar sokağı olarak ün yapmış Carrer Ferran, Antoni Gaudi tarafından dizayn edilmiş Plaza Reial Meydanı ve rengarenk Boqueria Marketi'nin bulunduğu çıkmazlara sahip. Denizi gördüğünüz anda Kolomb Anıtı'nın bulunduğu Rambla de Mar ve Port Vell'e geldiniz demektir. Her akşamüzeri bu sahilde dinlenmenin bu şehir için olmazsa olmaz olduğunu gördük.

Gideceklere Öneriler: Her zaman kalabalık olan bu caddede müze, mağaza, lokanta ve kafelerin açılış ve kapanış saatlerine mutlaka dikkate edin. Keyiflerine düşkün İspanyollar 3-4 saat süren bir öğle tatiline sahipler. Boqueria Markette Akdeniz mutfağı veya tapasla uzun bir öğle yemeğinin keyfini çıkarın. Cava ve Sangria için. Port Vell'de iskelede uzanıp güneşi batışını izleyin. Tüm yorgunluğunuz gidecektir, eminiz...




Harita


6 Kasım 2004 Cumartesi

Kalkan, Antalya


Ne Zaman Gittik? Ekim 2004

Neler Okuduk? Piri Reis tarafından 16yy.da keşfedilen Kalkan Antalya'nın güneybatısında kara yoluyla ulaşımı zor bir belde. Osmanlı İmparatorluğu zamanında halk Yunanlılar ve Türklerden oluşmakta imiş. Şimdilerde ise İngiliz nüfusu Türk nüfusunu geçmekte. Üstelik belediyenin internet sitesi bile İngilizce. 1984 yılında karayolunun tamamlanmasıyla turizm açısından canlanma olmuş. Yine de Türkiye'nin en el değmemiş yerlerinden biri sayılmakta.

Neler Gördük? 2001 yeniyılına girerken de Kalkan'da idik ve çok sessiz, sakin kendi halinde bir yerdi. Aynı şey Ekim ayı için de geçerli. Ama bu defa epey İngiliz gördük. Hatta bir sonraki seçimlerde İngilizler belediye başkanlığına oynayabilir :) Dalış için gittiğimizden dolayı gündüzleri Kalkan'ın açık denizlerini keşfettik. Tertemiz mavi bayraklı sularında yüzdük. Pirat Otel'in misavirperverliği hoşumuza gitti.

Gideceklere Öneriler: Sakin bir tatil için mükemmel bir yer; ama araba kiralayıp yakın çevreyi mutlaka gezin. Kaputaş Plajı, Kaş, Patara, Kekova, Üçağız, Myra, Xhantos, Letoon, Kale ve Finike'yi görmeden dönmeyin. Bir zamanlar Noel Baba'nın yaşadığı Demre'ye de mutlaka uğrayın. Kalkan'da kalıp buraları gün içinde rahatlıkla gezebilirsiniz. Gözleme-balık bir yana ama çikolatalı suflesini yemeden de dönmeyin. Hesabı pound üzerinden ödemeniz istense bile ;)




Harita

1 Eylül 2004 Çarşamba

Bozcaada, Çanakkale


Ne Zaman Gittik?
Ağustos 2004
Neler Okuduk? Tarih sayfasında 8yy.dan itibaren zaman zaman başka devletler tarafından kuşatılıp Türkler tarafından tekrar geri alınan bu Ege adası, 1923 yılında Lozan Antlaşması'ndan sonra tamamen Türkiye denetimine girmiş. Eskiden halkının çoğunluğunu Yunanlıların oluşturduğu bu ada Tenedos olarak biliniyormuş ve en büyük geçim kaynağı olarak şarapçılık ve balıkçılıkla tanınıyormuş.
Ne Gördük? Bozcaada Kalesi adanın en yüksek yeri sayılabilir. Adanın diğer ucundaki rüzgar güllerine gitmek biraz zahmetli ama Alman-Türk ortak yapımı olduğunu okuyup, hala da Almanya'nın oradaki enerjiden para kazandığını duyunca şaşırmamak elde değil. Uçsuz bucaksız üzüm bağlarını, masmavi koylarını, çiçeklerle kaplı dar sokaklarını ve taze balıklarını iyi ki görmüşüz.
Gideceklere Öneriler: Bisiklet kiralayıp adayı gezebilirsiniz, sahildeki yerli lokantalara girip nefis ege otları ve deniz ürünleriyle şarap içip rum şarkıları dinleyebilirsiniz. Talay şaraplarından ve domates reçelinden alıp bize ve sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Bayram için gittiyseniz dönüş trafiğine dikkat edin, bir de fırtınalı havalarda ulaşım aksıyor. Gidip de dönemeyebilirsiniz.


Harita

15 Mart 2004 Pazartesi

Kartalkaya, Bolu


Ne zaman Gittik? Mart 2005

Neler Okuduk?
Batı Karadeniz Bölgesi'nde, Bolu ilinin güneydoğusunda, Köroğlu Dağları üzerinde deniz seviyesinden 1850-2200 m yüksekliğinde kayak ve snowboard merkezi. Aralık ve Mart ayları arasında kayak yapılabilmekte ve ayrıca Marmara Bölgesi'nde kayak için en kaliteli kar bu bölgede imiş.

Neler Gördük?
Uçsuz bucaksız kar tepecikleri. Kalabalık değil, dilediğince dilediğin pistten kayma imkanın var. Kayak takımlarını sırtında taşımana gerek yok, çünkü otelden çıkar çıkmaz kaymaya başlayabiliyoruz. Pist eğimleri müthiş, Uludağ ile kıyaslanınca çok daha fazla zevk aldık kaymaktan.

Gideceklere Öneriler: Otelde kalırsanız liftlerden ücretsiz yararlanabilirsiniz. Tepeye tırmanırken harika manzaralar var. Kendi aracınızla gidiyorsanız zincir almayı unutmayın. Sisin yoğun olduğu zamanlar pist dışına çıkmamanızı öneririz. Güneş gözlüğü, güneş kremi ve polarsız gitmeyin.

Daha fazla bilgi için: http://www.kartalkaya.org/


Harita

2 Temmuz 2003 Çarşamba

Olimpos, Antalya



Ne Zaman Gittik? Temmuz 2003

Neler Okuduk? Kemer İlçesi'nde bulunan Olimpos Beydağları Milli Parkı 1972'de sit alanı kabul edilerek koruma altına alınmış. Çıralı ve Adrasan plajları, Yanartaş ve Olimpos Antik Kenti bölgenin sembolleri olmuş. Olimpos Antik Kenti'nde M.Ö 11yy'dan kalma sikkeler bulunduğundan bölgenin tarihinin Helenistlere dek uzandığı varsayılmaktadır. Henüz ciddi bir kazı yapılmamış. Yanartaş'ın gizemi ise halkın Yanar adını verdiği dağda sürekli bir doğalgaz sızıntısından dolayı sönmeyen alevleridir. Çıralı sahili ise 3km uzunluğundaki kumsalı ile caretta caretta kaplumbağalarının üreme yeridir.

Neler Gördük? Ödüllü denizlerde yüzmenin ve plaja giden yoldaki gözlemelerin tadına doyamadık. Yanartaş alevinde sucuk pişirenleri, Kadir'in ağaç evlerinde akşamüstü voleybol maçlarını, gecenin bir vakti dağlardan yansıyan müziği, Göynük Kanyonu gezisini, çoluk çocuk gelen turistleri, ateş başında dans edenleri (biz tavla oynayanlardandık), orada edindiğimiz arkadaşları unutmak mümkün değil.

Gideceklere Öneriler: Göynük Kanyonu turuna ilk giden kafile bizimkiydi ve şimdi geleneksel oldu, mutlaka gidin. Ağaç evlerde lüks aramayın. Denizden çıkınca tuzdan arınmak için derenin buz gibi suyuna bir dalın. Korkmazsanız gece plaja gidip yıldızları seyredin hatta yakamozlarla yüzün. Fotoğraf çekmek için Olimpos Antik Kenti'nin en yüksek noktasına çıkın ama biz çıktığımızda yol yoktu, hala yoksa çalı çırpılara dikkat edin.


Harita