Sayfalar

Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2010 Perşembe

Alaçatı, İzmir





Ne Zaman Gittik? En son Eylül 2010

Neler Okuduk? Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki kayıpları sonucu başlayan Balkan göçlerine dek Rum ağırlıklı nüfusu olan Çeşme’nin Alaçatı beldesi Rumların karşı adaya göçmeleri ve gelen müslüman Türkler’in Rumlar’ın boşattığı taş evlere yerleşmesiyle bugünkü halini aldı. İkinci dünya savaşına dek önemli bir ticaret limanı olan Alaçatı limanı, savaş sonrası kendi haline terkedildi. Şimdilerde ise sabit esen rüzgarı ile sörfçülerin buluşma noktası. 150 yıldır mimarisi, üzüm bağları ve değirmenleriyle bilinen Alaçatı son zamanlarda rüzgar sörfü ve tadı damağınızda kalacak kumrusu ile tanınmakta.

Neler Gördük? Alaçatı’ya son on senedir gitmeyenlerdenseniz gözlerinize inanamayacaksınız. Biraz Nevizade sokağı, biraz Yunan adalarının havası, İzmir’in sıcak halkı ve üzerine de bakımları yapılmış eski taş evleri dizdiniz mi, işte size her anından zevk alınacak bir yer. Sanırım yazmakla anlatılmayacak, görmeniz gerek. Bodrum, Kuşadası, Marmaris gibi önemli tatil merkezlerini turistlere kaptırdıktan sonra Alaçatı Avrupai görünümlü bir yerli malı. Eski yıkık dökük evleri yıkmadan, bakım ve onarımla ne kadar güzel bir yer yaratılabileceğinin kanıtı.


Neler Yedik? Alaçatı denince akla ilk gelen kumru olsa gerek. Hüseyin’den Şevki’ye ve daha birçok isme göre Kumru’cular dizilmiş Alaçatı ve Ilıca sokaklarına. Hergün yedim doyamadım tadına. Kafelerde taze limonatalar çeşit çeşit; isteyene lavantalı, isteyene güllü. Sakız Adası’nın yakında olmasından heralde sakızlı Türk kahvesi ve sakız likörü değişik tatlar denemek isteyenlere birebir.


Gideceklere Öneriler: Yaz ortası sıcağından kaçının. Haftasonları İzmir’den günübirlik veya tek gecelik gelenler olduğundan otelinizi önceden ayarlayın. Trafiği de gözününde bulundurun. Ilıca plajı’na uğramayı ve güzel renkli denizi ihmal etmeyin. Güzel fotoğraflar için de Alaçatı sokaklarında sabah erken veya akşamüzeri dolaşın. Belediyenin ücretsiz otoparkları mevcut tabii yer bulabilirseniz...








3 Ağustos 2008 Pazar

Kütahya, Türkiye



Ne Zaman Gittik? Temmuz 2008

Neler Okuduk? Porsuk kıyısına kurulmuş olan Kütahya şehri, eski zamanlarda Mezopotamya’ya giden yolun önemli duraklarindan biri ve Frikya’nin önemli şehirlerindendi. Romalılar'dan sonra Selçuklular, Germiyanoğullari ve Osmanlı hakimiyetine geçen topraklar, Sultan Selim zamanında imparatorluğun seramik ve çini üretim yeri haline geldi. Bizanslılar'dan kalma panoramik şehir manzaralı Kütahya Kalesi, tarihi evlerin korunduğu Germiyan Caddesi, 14.yy’dan kalma Ulu Cami’si ve çevredeki kaplıcaları ziyaret edilmesi gereken yerler.

Neler Gördük? Günümüzde de Orta Anadolu’yu batıya ve İstanbul’u güneye bağlayan önemli duraklardan biri olduğunu, Germiyan Caddesi’ndeki Germiyan Konağı’nı ve tek tek her odasını, cimcik, tirit, tosunum gibi değisik isimli ama birbirinden leziz hamur işlerini, Dumlupınar Üniversitesi sayesinde gece hayatının renklendiğini, yeterince korunamamış Kütahya Kalesi’ndeki döner gazinoyu ve yerdeki çekirdek kabuklarını, şehrin gelişmekte olduğunu gördük. Ayrıca Evliya Çelebi’nin Kütahya'lı olduğunu da duyduk.

Gideceklere Öneriler: Tatile Kütahya üzerinden gidenlere bir gece orada konaklamalarını ve şehri az da olsa tanımalarını, hatta guneybatı yönündeki Çavdarhisar’daki Zeus Tapınağı’nı da görmelerini, Murat dağlarında kamp yapmalarını, ya da Dumlupınar ve Zafertepe’de Kurtuluş Savaşı’nı anmalarını, merkezdeki ünlü tostçudan yemelerini, eski çarşıdaki Helvacı Sabri’den helvalarını alıp, döner gazinoya çıkarmalarını, zaman varsa ve mevsim uygunsa kaplıcalara uğramalarını, fabrika satış mağazalarını gezip porselen çaydanlık almalarını öneririz.

5 Ağustos 2007 Pazar

Ören, Balıkesir



Ne Zaman Gittik? Her yaz, yazı ve fotoğraf Haziran 2007

Neler Okuduk? Ören yeri olması nedeniyle bu ismi alsa da tarih boyunca sürekli savaşlardan nasibini aldığı için hemen hemen hiç bir tarihi eser kalmamış olan bu belde, uzun ve geniş plajı, tek veya iki katlı evleri, yaz sıcağının bunaltmasına izin vermeyen rüzgarı, sahile inen yamaç gazinoları ve elbette zeytini, zeytinyağı ile dikkat çekmekte. 150 yıldan yaşlı palamut meşesi ağaçları koruma altındadır.


Neler Gördük? Planlı kuruluş ve yapılaşması ile Türkiye’nin en güzel tatil yöresidir diyebiliriz. Çevredeki turistik bölgelere Ayvalık, İskele, Burhaniye, Akçay, Altınoluk, Edremit gibi, kolay ulaşımı sayesinde etrafı gezmek isteyenlere imkan sağlamakta. Toplu taşıma ile kolayca gezebilirsiniz. Kum plajı ve serin denizi tatilciler için biçilmiç kaftan. Gazinolarında güneş batımı soğuk birşeyler içip çerez atıştırmak olmazsa olmaz, ama geceleri genelde düğün dernekçilerden fırsat kalmazdı eskiden.


Gideceklere Öneriler: Gündüz ne kadar sıcak olursa olsun akşamların serin olacağını aklınızda tutup öyle dışarıya çıkın. Huzur ve sessiz bir tatil geçirmek için harika bir yer, ama eğlence ve gece hayatı isterseniz Ayvalık’a yönünüzü çevirmeniz gerekebilir. Plajda terliksiz gezmeyin kumu sıcak, yanarsınız. Denizi de soğuk, yüzmek cesaret ister. Burhaniye’den zeytin ve ürünlerini almadan dönmeyin.

Harita

5 Temmuz 2007 Perşembe

Bodrum, Muğla



Ne Zaman Gittik? Her yaz, yazı ve fotoğraf Haziran 2007


Neler Okuduk? Bodrum’u bilmeyen yoktur deyip geçsek olmaz. ünlü tarihçi Herodot’un doğduğu, Karya kralı tarafından verilmiş eski ismiyle Halikarnas Türkiye’nin ve dünyanın belli başlı tatil ve eğlence merkezlerinden biridir. Rodos Şövalyeleri’nin 1408′de inşa ettiği Bodrum Kalesi hala ayaktadır ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Dünya’nın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı Bodrum’dadır diyebilmeyi isterdik; ama sadece tapınağın yeri oradadır. Tapınak ise dimdik olarak Londra’da Britanya Müzesi’nde sergilenmektedir.


Neler Gördük? İlk günümüzü havanın yağışlı olması nedeniyle Bodrum barlar sokağı ve kale çevresinde geçirdik. Henüz okullar kapanmadığından dolayı oldukça loş, boş ve dolayısıyla daha güzel bir Bodrum’un tadını çıkardık. Tekne turuyla birbirinden güzel koylarında denize girip ne şanslı bir coğrafyada doğduğumuzu düşündük. Kargı, Ortakent, Yahşi, Bitez, Akvaryum, Akyarlar yüzmeden olmaz diyeceğimiz tertemiz sularıyla aklımızı aldı. Bir de Bodrum Sualtı Müzesi su altında değilmiş, yanlış anlaşılmasın.


Gideceklere Öneriler: Ayvalık tostundan Antep kebabına herşeyi bulabileceğiniz çarşıda Bodrum’lu olsanız bile kazıklanma ihtimaliniz var. Birkaç yere fiyat sormadan alışveriş yapmayın. Koylarda nefis gözleme yeyin. Akşam güneşi denize batmasa da, deniz kenarında olun. Bodrum sandeletçisinde aklınız kalmasın, alın. Gece hayatı gençlerinin buluşma noktası Körfez yerini geçen sene açılmış olan Kule’ye kaptırıyor gibi geldi bize. Bodrum Bodrum…

7 Ocak 2007 Pazar

Kadınlar Denizi, Kuşadası




Ne Zaman Gittik? En son Aralık 2006


Neler Okuduk? Turistik Kuşadası ilçesinin birkaç sene önce yenilenerek modern ve nezih bir hale getirilmiş olan en ünlü plajıdır. Şehir içinden 3km uzaklıkta olmakla birlikte ulaşım son derece kolaydır. Birçok pansiyon, otel, restoran ve bar bulunmakta. Gündüzleri plajı geceleri ise barları özellikle Efes, Meryem Ana ve çevresini görmek isteyen turistler tarafından dolmakta. Eskiden sadece kadınlara açık olan plaj artık cinsiyet, yaş, ırk, dil ve din gözetmeksizin herkes tarafından kullanılabilmekte.


Neler Gördük? Minübüsler üzerinde Kadınlar Denizi yazısı kadar turistler tarafından bilinen adı "Ladies Beach" yazmakta. Yenilenmesi ardından hoş bir kıyıya dönüşmüş. Yerlerdeki nazar boncukları çok hoş olmuş. Akıl edenlere yaratıcılıklarından ötürü tebrikler. Para ile girilen beach club türü (yüksek sesli müzikli, minderli, hamaklı, içkili) yerlerin yanı sıra, havlunuzu serip beleşe kumlara uzanabileceğiniz kısımlar da mevcut. Gelmişken Güvercinada, Dilek Yarımada'sı, Kaleiçi ve Atatürk'ün manzarasında kahve yudumladığı Gazibeğendi durak noktalarınız olsun.


Gideceklere Öneriler: Haftasonu gidecekseniz ve okullar tatilse kalabalığa hazırlıklı olun. Plajda yer bulamayabilirsiniz sabah erken gitmezseniz. Akşamları plaja girmek yasak; yakamozlarla yüzmeyi başka sahile saklayın. Olimpos'a mesela. Ağustos sonu ve Eylül denizin en güzel "çarşaf" diye tabir ettiğimiz zamanları. Kaynamış veya közlenmiş darı yiyin ama çöpünüzü kumda bırakmayın. Saklayayım demeyin cezayı yersiniz. Güneşi denize batırırken de soğuk biranızı yudumlayın.

25 Aralık 2006 Pazartesi

Sevinç Pastanesi, İzmir



Ne Zaman Gittik? Her İzmir ziyaretinde, yazı ve fotoğraflar Aralık 2006


Neler Okuduk? Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi başlangıcında bulunan Seviç Pastanesi, 48 yıldır İzmir'in en önemli buluşma noktalarından biri. Yeniden dekore edilerek eskisine nazaran modern bir görünüme sahip olmuş. Bilgisayarlı menü sayesinde aracısız sipariş verilebiliyormuş.


Ne Gördük? Mükemmel ve bol çeşit pastalarının tadına baktık. Salon kısmında bar olması, barda gazetelerin bulunması ve Ajda Pekkan resimleri çok hoşumuza gitti. İki defadır ziyaretimiz kışa denk geldiğinden henüz bahçesinde açık havada oturmak nasip olmadı.


Gideceklere Öneriler: Geçen seneye nazaran fiyatları biraz artmış bulduk. İstanbul fiyatlarını yakalamış neredeyse. Çok nezih bir mekan, fakat malesef ki sigara içilmeyen bölüm yok. Bu nedenle duman bizi rahatsız etmese de hassas kişiler ve çocuklar etkilenebilir. Temizlik açısından çok iyi. Pastalarının tadına mutlaka bakın. Kordon'da gezinmeden dönmeyin.






23 Temmuz 2006 Pazar

İstanbul Boğazı, İstanbul




Ne Zaman Gittik? Her İstanbul gezisinde, yazı ve fotoğraflar Temmuz 2006


Neler Okuduk? İstanbul şehrinin Avrupa ve Asya yakasını birbirinden ayıran 30 km uzunluğundaki su yolu dünyadaki en önemli boğazlardan biri. İstanbul'a dünyanın ilk ve tek iki kıtasını birleştiren şehri olma özelliğini sağlıyor. En dar yeri Bebek ile Kandilli arasında yaklaşık 120 m genişliğinde. Marmara Denizi ile Karadeniz arasında su geçinin sağlandığı boğaz üzerinde Fatih Sultan Mehmet (1986) ve Boğaziçi Köprüleri (1973) iki yaka arasında karayolu taşımacığı için kullanılmakta.


Neler Gördük? Boğaz hatları vapuruna binip her iki yakadaki iskelelere zikzag çizerek yapılan yolculuğun tadına doyum olmadı. Boğaz gece ayrı bir güzel, gündüz ayrı. Kıyılardaki yalılar, saraylar, tarihi binalar en güzel deniz yolcuğunda görülebilir. Köprülerin altından geçerken insanın içi ürperiyor, nasıl yapılmış bu yapılar diye. Kız Kulesi'nden Dolmabahçe Sarayı'na, hisarlardan kavaklara uzanan bu gezi İstanbul'a gelince olmazsa olmazlardan. Hatta şansınız varsa yunuslarla bile karşılaşabilirsiniz.


Gideceklere Öneriler: Eminönü, Beşiktaş, Kadıköy ve Üsküdar'dan boğaz hattı vapurlarını yakalayabilirsiniz. Yaz akşamları müzikli boğaz hattı gezisine katılabilir veya pazar günleri piknikli hattı tercih edebilirsiniz. Ortaköy'den başlayan mehtap turları da bir başka seçenek. Denize sigara izmariti atan olursa ikaz edebilir, martıları simitle besleyebilirsiniz.



23 Temmuz 2005 Cumartesi

Kızkumu, Marmaris



Ne zaman gittik? Temmuz 2005

Neler okuduk? Marmaris’e bağlı Orhaniye Beldesi’nin çok turist çeken bir yeri. Efsaneye göre; 3000 yıl önce Baybassos kentinin kralı uzun savaş günleri sonrası, savaşı kaybetmiş, kenti ele korsanlar tarafından ele geçirilmiş ve öldürülmüştür. Baybassos kentinin prensesi korsanlardan kaçmak ister ve yüzme bilmediğinden eteğine kum doldurur ve karşı kıyıya geçmek için eteğindeki kumları serperek kendisine yol yapmaya çalışır. Fakat gece yönünü kaybettiği için eteğindeki kum bitince boğularak ölür. Efsane güzel ama gerçekler de var; Kızkumu, dalga ve akıntıların kıyıdan taşıdıkları maddeleri koylarda biriktirmesi sonucu oluşan, bir ucu karaya bağlı denize doğru uzanan bir yığıntı. Bunlara Kıyı Oku denilmekte.

Ne gördük? Kızkumunun girişindeki küçük sahilden koyun içine doğru uzanan kızıl renkli bir kum yolu. Suyun içerisinden dakikalarca yürüyebildik. Çok uzaktan gizemli gelen ama yaklaştığımızda pek görkemli olmayan bir kız heykeli bile var. Yolun sonuna vardığımızda kendimizi bir koyun tam ortasında dikilirken bulduk. Marmaris’e gidildiğinde mutlaka görülmeli.

Gideceklere öneriler: Gün boyu turist otobüsleri akınına uğrayan bir yer olduğu için, sabah erken veya akşam günbatımında gitmeye çalışın. Zira, koy sakinken güzelliği ortaya çıkıyor. İhtiyaçlarınız için küçük bir kafe var, fakat 5 dakika uzaklıktaki köy kahvesinde nefis gözleme ve buz gibi köy ayranı içilmeli deriz.

6 Kasım 2004 Cumartesi

Kalkan, Antalya


Ne Zaman Gittik? Ekim 2004

Neler Okuduk? Piri Reis tarafından 16yy.da keşfedilen Kalkan Antalya'nın güneybatısında kara yoluyla ulaşımı zor bir belde. Osmanlı İmparatorluğu zamanında halk Yunanlılar ve Türklerden oluşmakta imiş. Şimdilerde ise İngiliz nüfusu Türk nüfusunu geçmekte. Üstelik belediyenin internet sitesi bile İngilizce. 1984 yılında karayolunun tamamlanmasıyla turizm açısından canlanma olmuş. Yine de Türkiye'nin en el değmemiş yerlerinden biri sayılmakta.

Neler Gördük? 2001 yeniyılına girerken de Kalkan'da idik ve çok sessiz, sakin kendi halinde bir yerdi. Aynı şey Ekim ayı için de geçerli. Ama bu defa epey İngiliz gördük. Hatta bir sonraki seçimlerde İngilizler belediye başkanlığına oynayabilir :) Dalış için gittiğimizden dolayı gündüzleri Kalkan'ın açık denizlerini keşfettik. Tertemiz mavi bayraklı sularında yüzdük. Pirat Otel'in misavirperverliği hoşumuza gitti.

Gideceklere Öneriler: Sakin bir tatil için mükemmel bir yer; ama araba kiralayıp yakın çevreyi mutlaka gezin. Kaputaş Plajı, Kaş, Patara, Kekova, Üçağız, Myra, Xhantos, Letoon, Kale ve Finike'yi görmeden dönmeyin. Bir zamanlar Noel Baba'nın yaşadığı Demre'ye de mutlaka uğrayın. Kalkan'da kalıp buraları gün içinde rahatlıkla gezebilirsiniz. Gözleme-balık bir yana ama çikolatalı suflesini yemeden de dönmeyin. Hesabı pound üzerinden ödemeniz istense bile ;)




Harita

1 Eylül 2004 Çarşamba

Bozcaada, Çanakkale


Ne Zaman Gittik?
Ağustos 2004
Neler Okuduk? Tarih sayfasında 8yy.dan itibaren zaman zaman başka devletler tarafından kuşatılıp Türkler tarafından tekrar geri alınan bu Ege adası, 1923 yılında Lozan Antlaşması'ndan sonra tamamen Türkiye denetimine girmiş. Eskiden halkının çoğunluğunu Yunanlıların oluşturduğu bu ada Tenedos olarak biliniyormuş ve en büyük geçim kaynağı olarak şarapçılık ve balıkçılıkla tanınıyormuş.
Ne Gördük? Bozcaada Kalesi adanın en yüksek yeri sayılabilir. Adanın diğer ucundaki rüzgar güllerine gitmek biraz zahmetli ama Alman-Türk ortak yapımı olduğunu okuyup, hala da Almanya'nın oradaki enerjiden para kazandığını duyunca şaşırmamak elde değil. Uçsuz bucaksız üzüm bağlarını, masmavi koylarını, çiçeklerle kaplı dar sokaklarını ve taze balıklarını iyi ki görmüşüz.
Gideceklere Öneriler: Bisiklet kiralayıp adayı gezebilirsiniz, sahildeki yerli lokantalara girip nefis ege otları ve deniz ürünleriyle şarap içip rum şarkıları dinleyebilirsiniz. Talay şaraplarından ve domates reçelinden alıp bize ve sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Bayram için gittiyseniz dönüş trafiğine dikkat edin, bir de fırtınalı havalarda ulaşım aksıyor. Gidip de dönemeyebilirsiniz.


Harita

15 Mart 2004 Pazartesi

Kartalkaya, Bolu


Ne zaman Gittik? Mart 2005

Neler Okuduk?
Batı Karadeniz Bölgesi'nde, Bolu ilinin güneydoğusunda, Köroğlu Dağları üzerinde deniz seviyesinden 1850-2200 m yüksekliğinde kayak ve snowboard merkezi. Aralık ve Mart ayları arasında kayak yapılabilmekte ve ayrıca Marmara Bölgesi'nde kayak için en kaliteli kar bu bölgede imiş.

Neler Gördük?
Uçsuz bucaksız kar tepecikleri. Kalabalık değil, dilediğince dilediğin pistten kayma imkanın var. Kayak takımlarını sırtında taşımana gerek yok, çünkü otelden çıkar çıkmaz kaymaya başlayabiliyoruz. Pist eğimleri müthiş, Uludağ ile kıyaslanınca çok daha fazla zevk aldık kaymaktan.

Gideceklere Öneriler: Otelde kalırsanız liftlerden ücretsiz yararlanabilirsiniz. Tepeye tırmanırken harika manzaralar var. Kendi aracınızla gidiyorsanız zincir almayı unutmayın. Sisin yoğun olduğu zamanlar pist dışına çıkmamanızı öneririz. Güneş gözlüğü, güneş kremi ve polarsız gitmeyin.

Daha fazla bilgi için: http://www.kartalkaya.org/


Harita

2 Temmuz 2003 Çarşamba

Olimpos, Antalya



Ne Zaman Gittik? Temmuz 2003

Neler Okuduk? Kemer İlçesi'nde bulunan Olimpos Beydağları Milli Parkı 1972'de sit alanı kabul edilerek koruma altına alınmış. Çıralı ve Adrasan plajları, Yanartaş ve Olimpos Antik Kenti bölgenin sembolleri olmuş. Olimpos Antik Kenti'nde M.Ö 11yy'dan kalma sikkeler bulunduğundan bölgenin tarihinin Helenistlere dek uzandığı varsayılmaktadır. Henüz ciddi bir kazı yapılmamış. Yanartaş'ın gizemi ise halkın Yanar adını verdiği dağda sürekli bir doğalgaz sızıntısından dolayı sönmeyen alevleridir. Çıralı sahili ise 3km uzunluğundaki kumsalı ile caretta caretta kaplumbağalarının üreme yeridir.

Neler Gördük? Ödüllü denizlerde yüzmenin ve plaja giden yoldaki gözlemelerin tadına doyamadık. Yanartaş alevinde sucuk pişirenleri, Kadir'in ağaç evlerinde akşamüstü voleybol maçlarını, gecenin bir vakti dağlardan yansıyan müziği, Göynük Kanyonu gezisini, çoluk çocuk gelen turistleri, ateş başında dans edenleri (biz tavla oynayanlardandık), orada edindiğimiz arkadaşları unutmak mümkün değil.

Gideceklere Öneriler: Göynük Kanyonu turuna ilk giden kafile bizimkiydi ve şimdi geleneksel oldu, mutlaka gidin. Ağaç evlerde lüks aramayın. Denizden çıkınca tuzdan arınmak için derenin buz gibi suyuna bir dalın. Korkmazsanız gece plaja gidip yıldızları seyredin hatta yakamozlarla yüzün. Fotoğraf çekmek için Olimpos Antik Kenti'nin en yüksek noktasına çıkın ama biz çıktığımızda yol yoktu, hala yoksa çalı çırpılara dikkat edin.


Harita